Şubat ayı içerisinde birçok kitap okudum; dizi ve film izledim. Ama bugün bunlardan iki tanesinden bahsedeceğim. Bunlardan ilki Avatar: The Last Airbender(dizi) diğeri de En Mavi Göz(kitap). Hadi başlayalım.

Gelelim En Mavi Göze'e. En Mavi Göz basitçe siyahilerin Amerika'da yaşadıkları zorlukları siyahi bir kız olan Pecola'nın gözünden anlatıyor. Daha önce Bülbülü Öldürmek'i okuduysanız eğer iki kitap aslında benzer mesajları veriyor. En Mavi Göz duygusal açıdan daha yoğun bir kitap ve sonunda sizi ağlatabilir. Lakin Bülbülü Öldürmek kadar kolay anlaşılan bir kitap değil. Çeviriden kaynaklı ya da yazardan kaynaklı olacak ki olay örgüsü kitabın sonlarına doğru kopmaya başlıyor. Başlarda Claudia'nın gözünden Pecola'nın ve Frieda'nın yaşadıklarını okuduğumuz kitap sonlara doğru Pecola'nın çevresinde şekilleniyor. Mesajı sonlara doğru vererek hazin bir sonla bizi düşücelerimizle yalnız bırakıyor. Kitaptan yapacağım bir alıntı ile yazımı burada sonlandırıyorum. Bir dahaki yazıda görüşmek üzere esenle kalın.
''...güçlü değil, yalnızca saldırgandık; özgür değil, olsa olsa ruhsatlıydık; şefkatli değil, naziktik; iyi kalpli değildik ama usluyduk. Kendimize cesur diyebilmek için ölüme kur yaptık, hayattan hırsızlar gibi saklandık. Zekanın yerine dilbilgisine uygunluğu koyduk, olgunmuşuz gibi yapmak için alışkanlıklarımızı değiştirdik, yalanları baştan düzenleyerek adını hakikat koyduk, eski bir fikrin yeni modelinde Vahiy ve Kelam'ı gördük.''