Bugün itibariyle aile evindeki üçüncü haftamı dolduruyorum. Bu sefer daha iyi fark ettim ki iki yılda benim yokluğumda oluşturdukları düzene ben büyük bir tehditim. Her ne kadar odamdan ve ev sınırlarından çok çıkmasam da (elbette coronadan dolayı değil) ortak bulunduğumuz ortamlarda tartışmalarımız devam ediyor. İzmirde geleceğim günün gecesi son maketimi aceleyle tamamladım. Bazı çıkartamaları kalmıştı ama uykusuzluktan ölüyordum. Sağ tarafta kendilerini de koydum. En büyük pişmanlığım ekipmanlarımı ve boyalarımı getirmemek oldu. Bu üç haftayı nasıl mı geçirdim? Aşırı derecede oyun oynayarak elbette. 3 gündür oynamıyorum çünkü iki yıldır tek seferde en fazla 2 saat oyun oynadığım için gözlerim artık saniye başına değişen onlarca kareye aralıksız bakmayı reddediyor. Bugün biraz öyle oyunlar hakkında konuşacağım. Belki hafta içinde eğer artık bitirebilirsem Dune kitabı hakkında yazarım.
İlk önce Hearthstone - Ashes of Outlands ile başlamak istiyorum. Yeni gelecek genişleme paketi ile kafamıza Deamon Hunter klasını atıp hadi oynayın diyecekler. Frozen Throne'da death knightı getirmeyen Blizz, şimdi Illidan hypeı yüzünden DH'yi getiriyor. Şaşırdık mı? Hayır! Ama bu paketin olayı asıl diğer kartlarda. Warcraft 3'de ağırlıklı gördüğümüz karakterlerin kartlarına 6 yıl sonra sonunda kavuşuyoruz. Kael'thas Sunstrider, Maiev Shadowsong gibi ikonik karakterlerin kartlarına sahip olabileceğiz. Çok konuşmak istemiyorum. 2 gün sonra çıkacak o zaman belki düşünürüm değip değmeyeceğine.
Bir de dota var tabii. 3 yıl oynamayınca bir anda dereceli girince sizi 1.2k'ya atıyormuş. Şu an 1.9'a çıktım. Ama üzücü o kadar düşmek. Oyun aynı o kadar köklü bir şey değişmemiş. Birkaç yeni karakter gelmiş ama Alch ile 6 win streak yapmamı değiştirecek bir şey yok.
Neyse burayı yoklamış oldum biraz. Belki yazmaya devam ederim. Esenli bir şey diyordum galiba. Ondan işte.